Hayat Hikayem

October 09, 2014

Hayat Hikayem

Her çocuk özel olduğunu düşünür, dünyada bir fark yaratacaklarını. Eh, bende öyle düşünmüştüm. Benim durumumda gerçekten öyleydi. 15 yıl aradan sonra olan son çocuktum, ve gerçekten özeldim. Daha sonra, büyüdükçe, hayatta daha gerçekçi oluyoruz.

Çocukken yazar olmak istemiştim, sonra bilgisayar mühendisi olmaya karar verdim. Üniversitede ilk tercihime yerleştim, bilgisayar mühendisliği. Çok hevesliydim (hala öyleyim). Programlamayla ilk tanışmam Dr Scheme ile oldu. Çok sevdim. İnternetle pek alakam yoktu o zamanlar, ve bilgisayarım yoktu (biliyorum çok eski geliyor), ve kütüphanede Dr Scheme hakkında pek kitap yoktu. Fakat aradım, Dr Scheme’le yazılmış küçük kodlar buldum ve onları çalıştım. Çok hevesliydim ve bilgisayarım olmamasına rağmen, kodları defterime yazdım. Sonra bölümün bilgisayarlarında çalıştırdım. İlk yıl yüksek notlar aldım. Gerçekten özeldim, programlama dilleri dersinden ortalama 60 iken ben 100 aldım!

Tek sorunum çok içine kapanık olmamdı. Kolayca arkadaş yapamıyorum, ve sürekli sosyal olma korkum var. Bu okulun ilerleyen yıllarında biraz problemlere sebep oldu. Projeleri bitiremedim, derslere katılamadım, ve en basitinden insanlarla konuşamadım. Sıklıkla okulun kütüphanesine giderdim. Bir gün, kütüphanede, arkadaşlarla ve günlük aktivitelerim hakkında birkaç olay, hayatım hakkında önemli bir gerçeği farketmeme neden oldu. Boş zamanımda çok yalnızdım! Ve hayatım boyunca çok yalnızdım. Sürekli kütüphaneye yalnız gittim, ve hoşuma giderdi, iki kere düşünmedim, o zamana kadar. Tekrar düşündüm, ve bir sonraki derse gitmemeye karar verdim, ve dönemin geri kalanı.

Öğretmenim bi kere demişti ki: “Bu çocuk ergenlik çağını tam yaşayamamış”. Bu gözlem yarı doğru. Hiç kız arkadaşım olmadı, her zaman, düzgün stili, giysileri, ve sevimli bir küpesi olan çocukları kıskandım. Durumum pek farkında değildim o zamanlar. İnsanlar herzaman zeki olduğumu söylediler, ve her zaman bunun yeterli olduğunu düşündüm. Ama değildi. Zayıftım ve çok yakışıklı değildim. Sıkıcı bir hayatım vardı, ve hiçbir kız beni hiçbir yönden çekici bulmazdı. Depresyona girdim. Kendimi dünyaya kapadım, ve kimseyle konuşmadım, bir yıl günlerimi poker ve Call of Duty 4 oynayarak geçirdim. Hatırlıyorum birgün biri beni uyandırdı, okul arkadaşımı farkedinceye kadar, 5 saniye boyunca bağırmaya başladım. Sıradan bir insan olmak ve insanlardan korku duygularım yüzünden tahrip olmuştum.

Annemi telefon klübesinden aradım ve ağladım, okulu bırakmaya karar vermiştim, hayattaki tutkumdan. O zamana kadar, sevgiyi hiç hissetmemiştim, ama ertesi gün annem kapımda belirdi. Adresimi bile bilmiyordu. Farklı şehirlerde yaşıyorduk, ama beni çabucak bulmuştu. Koruyucu kanatlarını üzerimde hissettim. Ablam da bana inandı, durumum ne kadar umutsuz olurla olsun, yapabileceğime. Tıbbi yardım aldım, bir sürü terapist gördüm, ama fazla faydaları olmadı. Geleceğim hakkında karanlık düşüncelerim vardı ve daha fazla yaşamak istemiyordum.

Neyse ki, ve aile desteği ile, hala ayakta duruyordum. Birgün INNA’nın Rock the Roof albumünü izliyordum, ve birşey farkettim: Benim bu kızı haketmem gerekli! Orada ona ve enerjisine hayran oldum, genede kendimde ondan esinlenmiş hiçbirşey yapmıyordum. Sen hiç duyduğun yada izlediğin birşeyden ilham aldın mı, hayatını bir şekilde bir süre değiştiren? Heyecanlanmıştım. Spor yapmaya başladım, ve hayatım hakkında pozitif olmaya karar verdim. Bana ne olursa olsun, üzgün olabilirim, ama genede umutlu ve pozitif olabilirim. Hatırlıyorum birgün yatakta yatıyordum, bu karanlık düşünceler aklıma gelmeye başladı. Kalktım ve biraz şınav çektim. Bu beni aniden çarptı, şimdiye kadar aldığım en iyi ilaçtı bu. büyükusta Roman Dzindzichashvili‘nin satranç DVD’lerinden bir alıntı hatırlıyorum: “Bir çözüm olduğunu bilmiyorsun, kazanacağını bilmiyorsun, ama inanman gerekiyor, inanırsın ve bir sonraki en iyi hamleyi yaparsın.”. Benim geleceğim belirsizdi, Okula devam edebileceğimi bilmiyordum, genede inanmam gerekiyordu. Okula gidemesemde, Bir sonraki en iyi hamleyi yapmam gerekiyordu, spor yapmak ve pozitif kalmak.

Genede geç kalmıştım, arkadaşlarım çoktan okulu bitirmişti, ve hala zayıftım, hiç bir yeteneğim yoktu. Facebook’tan nefret ettim, insanları sosyal ve mutlu görmek beni hasta etti. Ne kadar anti-sosyal olduğumu farketmeden kaçırdığım tüm fırsatlara sessizce ağlıyordum. Fakat, mutluydum da, uyanmıştım, ve aşmam gereken bir engel kalmıştı.

5 aydır düzenli olarak spor yapıyorum şimdi. Tutkum olan yazılım geliştirmeyi kendi çapımda takip ediyorum. Terapistimi görüyorum ve ilaçlarımı alıyorum. Formdayım, sağlıklıyım, ve mutlu olacak kadar programlama tecrübem var. Görünüşe göre Roman’ın tavsiyesi benim için geçerli oldu. Yazılım geliştirme ve programlama hakkında makaleler yazıyorum. Son günlerde bir şirketten iş görüşmesi bile aldım. Ve en önemlisi, artık Facebook’tan korkmuyorum.

Gulp Workflow For Building Web Projects

Gulp Workflow For Building Web ProjectsIn this quick tip, we will build a simple and fast gulp workflow for building web projects.If you …… Continue reading

Building a Voting App: Front-end /w ember

Published on September 17, 2014

Building a Voting App: REST API /w Sequelize

Published on September 17, 2014